Aşkın Noktası

Yılların eskitemediği tek şeydir belki de aşk. Bir adamın eşine bakışındadır. Onun sesini her duyduğunda kalbinde oluşan çukurdadır. Kaldı mı böyle aşklar demeyin . Var böyle aşklar var ama bizim görmediğimiz kuytuluklarda. Aşkın yaşı olmadığı gibi gözle görüleni de olmaz. Demiş ya eskiler ‘Kavuşursan meşk, kavuşamazsan aşk olur’ diye. Bizim gördüğümüz aşklar şu an sadece meşktir. Bir saman alevidir belki de. Ya da sadece bir annenin çocuğuna duyduğu sevgidedir. Evet, sadece sevgiliye duyulmaz aşk. Bir anne de aşıktır çocuğuna ya da bir baba. Yıllarca bu aşkla yanıp kavrulurlar.

 

Aşk kalabalıklar içinde yalnız kalabilmektir. Milyonlarca insanın arasından onun gözünü seçip sana gelmesini beklemektir. Beraber susmaktır sonra. Konuşmaktan ne fayda gördük ki deyip suskunlukları paylaşmaktır. Şimdiki aşıklar en çok beraber konuşmayı seviyor oysa. Beraber susmanın tadına varıp sessizliği dinleyemiyorlar. Zamanla o ses bitiriveriyor kalpteki atışı. Kendi kalbinden başkasını duymamalı aşık. Kalbine açmalı en büyük sırlarını, en çok onunla konuşmalı.

 

Aşk en büyük ağrısıdır kalbin. Yıllarca bildik o ağrıyı, şarkılarda dinledik. Bir şairin kaleminden akan mısralarda sevdaya sözleri okuduk. Sadece filmlerde var dedik böyle aşklar. Halbuki var. Görülmüyor diye yaşanmıyor diyemeyiz. Biz görmüyoruz gerçek aşkları. Çünkü onlar birbirlerinden başka herkese kör, her sese sağırdırlar. Kim bilir gün gelince biz de yaşarız, yaşanması güç sandığımız aşkları.


Bir önceki yazımız olan başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz. || Bir sonraki yazımız olan başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiketler: