Katil

Parçalarımı topluyorum şimdi, bu öte dünyada sizden uzakta. Bir katilim ben. Bir şiirin en uç noktasında filizlenen, hep unutulmuş, hiç kullanılmamış bir kelimeyim. Şiirlerde birini öldüren figüran bir katilim ben. Fihristim kabarık. Aklım bulanık. Birini öldürdüm. Mezarını kazdım, gömdüm sonra. Kendi mezarımı kazar gibi ince bir işçilikle, titizlikle. Bazı şiirlerde anlattılar beni. Yıkadılar, taşıdılar, sevdiler, âşık oldular bazen. Öldürdüler çok kez. Olsun, bir katilim ben. Çoğunuzun saklı gizli örtbas ettiği hikâyelerinde korkutucu bir yüz ve ürpertici bir gölge oldum. Sevin istedim beni. Katiller de ister sevilmeyi. Sevmeyince katil olur. Katil olmaya çok sebep.

 

 

Tıkadınız kulaklarınızı. Secde ettiğiniz dakikaların vicdanıyım ben. Arkanızda sessiz bir ürperti gibi bekleyişe geçtim unuttuğunuz randevularda. Tehlikeli şiirlerde bahsi geçen kimliksiz bir katilim ben. Arayış bültenlerinin damgalı yüzüyüm. Kullanmadığınız vicdanınızım. Bir udun, bir neyin, bir kanunun en hassas notasıyım. Tüm orkestrayı altüst eden. Salonda patlayan bir silah gibi. Ansızın ve gürültücü. Tüm seremoniyi bozan bir silah gibi patlıyorum yüzünüze.

 

Bir katilim ben şimdi. Öte dünyanın karanlık koridorlarında asılı duran dilimin aksak ritimleriyle sesleniyorum size. Konuk olduğum şiirlerin son kıtasını hatırlatıyorum. Unuttuğunuz randevuların fihristiyim ben. Antetli bir yalnızlığın orta yerinde apansızca açan bir saat hatırlatmasıyım. Geç kalmamanız için nöbet beklediğiniz gecelerin uykusuzluğuyum. Bir katilim ben. Hiçbirinizsin kabul etmediği, ama hepinizin büyüttüğü.


Bir önceki yazımız olan başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz. || Bir sonraki yazımız olan başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Etiketler: